Uzun süredir kayda değer birşeyler olmadığını düşünüp bloga yazmamıştım.Son 1 haftadır derslere gidip geliyorum.Matematik ve fizik çok zor değil fakat, kimya için durum farklı. Ciddi anlamda zor bir kimya dersi seçmişim ve gün geçtikçe ödevler artıyor. Çin ve Japonyadaki popüler kültür dersini ise bırakmak zorunda kaldım çünkü notlar çan eğrisine göre veriliyor ve sınıfın %90'ı uzakdoğulu, yani pek şansım yok gibi. Diğer konulara geçmeden önce 2 gündür yaşadığım problemi sizlerle paylaşayım; Geçen gün yurdun yanında kedi gibi fakat biraz daha iri birşey gördüm, yaklaşınca anladım ki kokarcaymış. O da korkup bizim odanın tam önündeki çalıların arasına gizlendi ve iki gündür burda yaşıyor. Bilmeyenleriniz için kokusu 800 metre yarıçapta hissedilebilen, 5 metre uzaklıktan mükemmele yakın bir isabetle 3-4 hafta geçmeyen bir koku püskürtebilen, şirin ama korkulu bir hayvan bu. O yüzden umuyorum ki yurt görevlileri gelene kadar bir tehlike sezip kokutmaz.
Onun dışında tenis kulübüne üye oldum, haftada 4 saat tenis oynuyoruz, 2 saat de ders var.Oda arkadaşım Chris de spor seven bir adammış, gün aşırı spor salonuna gidiyoruz. Her hafta Tango dersleri, fizik astronomi ve briç klübü toplantılarına gidiyorum. Derslerle beraber biraz zor olsa da keyifli. Akşamları ise Westwood veya Hollywood'da vakit geçiriyorum, ama sanıldığı kadar hareketli ve ünlülerin dolup taştığı bir yer değil Hollywood. Artık daha çok turistik bir amaca hizmet eden, insanların ünlülerin taklitleriyle fotoğraf çektirdiği bir yer olmuş. Her gün yaptığımız aktivite ise kahve içip sohbet etmek.
Fraternity'lere katılmayı düşünüyordum, geçen gün gördüğüm manzaradan sonra vazgeçtim. Yeni katılanları sokağa salmışlar, afedersiniz çırılçıplak koşturup birbirlerine tekme attırıyolardı. Öyle bir duruma düşesim hiç yok, yurdumda otururum daha iyi eğlenceleri onların olsun=)
İlk başta daha bir tatil havası vardı, derslerin başlamasıyla okul moduna geçtim ve Türkiye'yi, özellikle de sevdiklerimi özlemeye başladım (evet sen de dahilsin bu gruba sayın okur). Bazen ne işim var burada diye kendime soruyorum, ama fazla uzun sürmüyo bu durum. Yine de dön şöyle kal bir iki hafta Türkiye'de deseler gelirim, ama kesinlikle geri dönerim sonrasında. Farklı bir ülke burası çok, belki Türkiye'de yediklerimiz giydiklerimiz izlediklerimiz (sizlere sesleniyorum genç nesil) aynı olabilir ama işleyiş olarak herşeyin kurallara dayalı ve işlevsel olduğu bir ülke burası. Bir de insanlarda ilk anda bir samimiyet sezebilirsiniz, ama gerçek anlamda içten davranmıyolar genelde. Dedikleri doğru, tam bir fırsatlar ülkesi. Aklınıza gelebilecek her şekilde birşeyler katabilir bu ülke insana. Ama yine de birşeyler eksik kalıyor.
Yarın uluslararası öğrencilerle pikniğe gidicez, başka ülkelerden gelen insanlar biraz daha yakın geliyor bana. Daha çok benziyorlar bize düşünce yapısı olarak. On dolar 50 sent tutan hesaba para üstü bozuk olmasın diye 20 doların üstüne 50 sent daha verdiğinizde kafası karışıyor Amerikalıların =).
Bir de konserler...neler geliyor neler geçiyor, hepsine gitmek imkansız olsa da kaçırılmaması gereken çok sayıda kültür sanat etkinliği var, ama ulaşım büyük bir problem ne yazık ki. Örnek verecek olursam, arabayla 1.5-2 saat süren Los Angeles-Santa Barbara yolunu arabayla gidip dönerseniz 23-25 dolar benzin gidiyor. Ama bir kişilik gidiş dönüş tren bileti 98 dolar. Yani araba şart (buradan aile fertlerine sesleniyorum!).
Aradan geçen 10 günün sonundaki izlenimim burası güzel bir okul, güzel bir semtte ve de imkanlardan faydalandıktan sonra hem keyifli hem de insanı geliştirecek bir yapıya sahip. Burayı ev gibi görebilmek mümkün mü derseniz, uzun zaman ve çaba gerekir...
Tekrar eski şatafatlı günlerime dönüp en kötü gün aşırı yazmaya çalışacağım...
2 Ekim 2009 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Sevgili turkishmaninla, frat boy olmama kararını tüm kalbimle destekliyorum. Bu kadar çabuk alışıp, tenisten konsere, klüplerden derslere herşeye yetişebilme azmin önünde şapka çıkarıyorum. say hello to your pet skunk:-)))
YanıtlaSil800 metreden anlaşılıyor ise nasıl kedi sandın bu hayvanı ? Ayrıca bana pek korkmuş gibi gelmedi, bence senden hoşlanmış :D Baksana artık pencerenin altında ikamet ediyor. Akşamları da serenat yapıyodur belki :P
YanıtlaSil